TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 338.536
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 24.792
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 195
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 24.403
Arşiv

Sular yükseldi, yılanlar ortaya çıktı

            Su yüzeyinde, kayalıklar arasında, zaman zaman da kıyıdaki parke taşları üzerinde gezinen yılanlar zaman zaman bazı kişileri soğuk yüzüyle tedirgin etse de birçok insanın..

Sular yükseldi, yılanlar ortaya çıktı

 

          Su yüzeyinde, kayalıklar arasında, zaman zaman da kıyıdaki parke taşları üzerinde gezinen yılanlar zaman zaman bazı kişileri soğuk yüzüyle tedirgin etse de birçok insanın ilgisini çekiyor.

Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü Milli Parkı, su yılanlarına da yaşam alanı oluşturuyor. Kış mevsiminin geride kalması ve bahar mevsiminin gelmesi ile birlikte kış uykusundan uyanan su yılanları bu yıl yuvalarında farklı bir durumla karşılaştı.

Sahil kesimde genelde büyük kaya ve taşların altında yuvalanan yılanları, Beyşehir Gölü sularının yükselmesi olumsuz yönde etkiledi.

Su seviyesinin yükselmesi ile birlikte kıyılar tahrip olup toprak erozyonuna maruz kalırken, kayalıklar da sular altında kaldı. Yaşam alanları daralan yılanlar ise daha yüksek noktalarda boy göstermeye başladı.

Yat işletmecisi Ahmet Bülbül, gazetecilere yaptığı açıklamada, bu yıl suların yükselmesinin ardından yılanlarla adeta komşuluk yapmaya başladığını belirterek, “Yılanların gezinti alanları suların yükselmesi ile birlikte azaldı, gidecekleri yer kalmadı. Taşların arasına yuva yaptıklarından sular yükseldikçe bunların konumu da yükseliyor.”dedi.

Kıyıdaki yeşil bir söğütün altında yuva yapan yılanların yiyecek bulmak için zaman zaman dağılarak göl sularında gezindiğini ancak balık ve kurbağalarla beslendiği için yiyecek problemi yaşamadığını sandığını belirten Bülbül, “Karınlarını doyurduklarında yeniden toplanıyorlar, aynı yere gelen bazen 50-60 yılanın sarmaş dolaş olduğuna  burada tanıklık yapıyoruz. Bunları sahil boyunca görebilmek mümkün. Çiftleşme zamanı mıdır bilemiyorum, ama çok yılan var. Geçen yıllarda bu kadar fazla yılan olmuyordu. İnsanlar da yılanlar çok olunca bazen seyretmeye geliyorlar. Gölümüzün yılanları biliyorsunuz, zehirsiz ve tehlikesizdir.  İnsanları gördüklerinde kaçacak delik arıyorlar.  Ama, yılan kaçıyor, biz de kaçıyoruz onlardan. Korkulacak bir şey yok ama, bazen aniden önünüze çıktığında panik yaratabiliyor. Sadece yüzünün soğukluğu var, ama hiçbir tehlikesi yok. Şimdiye kadar hiçbir tehlikesini görmedik”diye konuştu.

İnsanların bu yılanları zaman zaman öldürmeye teşebbüs ettiğini de anlatan Bülbül, gördüğü zaman buna engel olduğunu belirterek, “Zararsız olduğu için öldürmenin bir anlamı yok. Canlıdır nihayetinde, insanın içinde biraz hayvan sevgisi olması lazım. Yılan da olsa bir can taşıyor. Zaten doğa olayıdır, bazen kediler geliyor, yılanın kafasını koparıp yiyor. Yılanın sadece vücudu kalıyor. Gördüğü zaman kediler ise affetmiyor.”diye konuştu.

Bu arada, sahilde su içerisinde yüzerek ava çıkan, ağaç altlarına yuva yaparak gizlenen yılanlar zaman zaman kayalıkların üzerinde gezinirken ya da sabit halde kımıldamadan uzun süre dururken görülebiliyor. İnsanları gördüğünde kaçan yılanların zaman zaman sahilde park halinde olan balıkçı teknelerinin içerisine de girdiği belirtiliyor.

Öte yandan, yuvasından çıkarak kıyıdaki parke taşlarının üzerinde dolaşan küçük bir yılan da görenlerin ilgi odağı oldu. Bir zabıta görevlisi tutarak eline aldığı yılanı gazetecilere gösterirken, zararsız olduğunu ispatlamaya çalıştı. 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL