TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 360.849
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 30.862
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 223
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 27.352
Arşiv

Çiftçinin gözü kapalı devre sulamada

  HÜYÜK-Hüyük Ziraat Odası Başkanı Hürriyet Şahin, yöre çiftçisinin bölgedeki ekilebilir alanların sulanmasında ciddi sıkıntılar yaşadığını belirterek, “Sorunumuzun çözümü, kapalı devre sulamaya geçmemizde yatıyor”dedi.      Şahin, gazetecilere yaptığı açıklamada, bölgede..

Çiftçinin gözü kapalı devre sulamada

 

HÜYÜK-Hüyük Ziraat Odası Başkanı Hürriyet Şahin, yöre çiftçisinin bölgedeki ekilebilir alanların sulanmasında ciddi sıkıntılar yaşadığını belirterek, “Sorunumuzun çözümü, kapalı devre sulamaya geçmemizde yatıyor”dedi.

     Şahin, gazetecilere yaptığı açıklamada, bölgede hayata geçirilen sulama projelerinin verimsizliğinden yakındı. Geçtiğimiz yıllarda  ilk merhalesi devreye giren Kıreli Sulama Projesi kapsamında Hüyük bölgesindeki ekili alanlarda sulu tarımın başladığını belirten Şahin, “Ancak, bu sistemin işleyişinde ciddi sıkıntılarla karşı karşıyayız. Bundan 5-10 yıl önce salma sulamanın revaçta olduğu dönemde, Beyşehir Gölü’nün kenarındaki tarlaları kuraklıktan kurtarmak için sulama kanaletleri yapılmış. Battı çıktılarla, logarlarla sulama suyu çiftçimizin tarlasına kadar ulaştırılmaya çalışılmış. Devletimiz bu iş için yüklü miktarlarda ödenekler de ayırmış. Ancak, vahşi sulama ortamında yetiştirilen ürünlerimiz çiftçimizi, aslında çok emek vermesine rağmen yeterli sonuca ulaştıramıyor. Buradaki kanaletlerden suyu çiftçimizin alabilmesi için devletin yaptığı yatırımın üzerine, üreticimiz sulama aşamasında bir yatırım da kendisi yapıyor, hat döşüyor, motorlar kuruyor; elektrik sistemi varsa onu da kullanıyor. Dolayısıyla iki emek suyu tarlasına akıtılıyor.”dedi.

     Günümüzde yaşanan bu tablonun ortadan kaldırılması için başta bölge milletvekilleri olmak üzere DSİ, İl Özel İdaresi ve KOP gibi ilgili kurumlara konuyu ve dertlerini şifai olarak aktardıklarını anlatan Şahin, artık bunu yazılı olarak da beyan etmeye başladıklarını kaydetti. Sorunun kökten çözümü için kapalı sulama sistemlerine acilen geçilmesinin gerektiğini ifade eden Şahin, şöyle devam etti:

     “Kapalı devre sulamaya geçtiğimizde birden fazla avantajımız olacak. Bunlar nedir? En büyük tatlı su havzası olan Beyşehir Gölü’müzün uzun ömürlü olmasını sağlayacağız, Göl havzamızın toplam su rezervi Selçuk Üniversitesi’nde su konusunda araştırmaları olan Prof. Dr. Ramazan Topak’ın araştırmalarına göre 750 milyon metre küp olduğu yönünde. Fakat gel gör ki bu havzamızın alt kotlara gönderdiği suyun miktarı da yıllık olarak 116 milyon metreküp seviyesinde. Bölgenin kısıtlı olarak Hüyük Bölgesi’nden 200 bin dekar toprak bütünlüğünden ekilebilir, dikilebilir, tarım yapılabilir alanından bahsediyoruz. Bunun belki yüzde  25’i vahşi sulama dediğimiz ortamdan faydalanıyor. Oysaki biz bu suyu yine aynı enerji veya daha azını sarfetmek suretiyle yüksek kotlara havuzlamak sistemiyle çıkardığımızda her alana suyu basınçlı sistem, kapalı devre gönderecek bir yatırımı vücuda getirmek istiyoruz. Ki,  devletimizden de bunu çiftçiler olarak bekliyoruz. Bölgede toprağımızın korunması, iklimimizin sağlıklı yürümesi ve çiftçimizin bereketli bir şekilde emeğinin karşılığını kat kat alabilmesi için acil yatırım bekleyen bir konu işte budur.”

     Ziraat Odası Başkanı Şahin, tarımda dünya çiftçisiyle Türk çiftçisinin yarışabilmesi için uygun ortam hazırlamanın devletin tarım politikası olması gerektiğini de belirtti. Dünya Çiftçiler Günü’nde Cumhurbaşkanı, başbakan ve tarım bakanından bu politikanın; ‘Biz Türk Çiftçisini dünya çiftçisiyle yarışır hale getireceğiz. Bu konuyu hedef belirledik’ sözleriyle deklare edildiğini anımsatan Şahin, şunları kaydetti:

“Bunu da yapacaklarına bizim inancımız tamdır. Çünkü şu ana kadar ki tarım politikaları bunun olabileceğinin cesaretini veriyor bizlere. Biz tam rantabıl hale gelip, bölgemizi de gelecek nesillerin yaşam merkezi haline döndürebilmek, dünya pastasından gerekli payı alabilmemiz ve tarım gelirlerini artırabilmemiz için devletimizden suyumuzu tarlamızın başına daha bilinçli bir sulama sistemiyle getirmesini bekliyoruz. Eski adetlerimizi bırakıp, modern tarımın olduğu sistemlere artık geçmeyi istiyoruz. Mevcut sistemle ancak burada yaşayan insanlarımızın karnını doyurabiliyoruz. Toprak ve iklim uygun; su da bol, bunun dağıtma projesinin de uygun bir şekilde yapılmasını istiyoruz. Göle bakmak, seyretmek değil; ondan yararlanmak istiyoruz.” 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL